8 Haziran 2008 Pazar

GÖRGÜ KURALLARI

ZİYARETLER

  • ANA İLKELER

  • Ziyaretler, bir kişinin izin alarak bir başkasını görmeye gitmesi demektir. Ziyaretler, toplumu oluşturan birey ve grupların birbirlerini tanımalarını ve yakın­laş­malarını sağlayan en yaygın davranıştır. Yapılış amacına uygun olarak usul ve kurallarında farklılıklar olmasına rağmen, aşağıda belirtilen ana ilkelere uymak her zaman kolaylık sağlar ve ziyaretin başarılı geçmesine imkan verir.

  • Ziyaretin vakti çok iyi seçilmeli ve mutlaka bir iki gün önceden randevu alınmalıdır. Aynı gün için yapılan ziyaret talepleri rahatsızlık yaratabilir.

  • Ziyaret taleplerinin yerine getirilmesinde küçük büyüğe tabidir. Büyük istediği zaman için randevu verebilir.

  • İade edilmesi gereken ziyaretler mutlaka fazla gecikmeden, zamanında iade edilmelidir.

  • Ziyaret tür ve amacına göre değişiklik göstermesine rağmen, ziyaretlere gidilirken çiçek veya mütevazi hediyeler götürülmesi, her zaman makbule geçen bir davranıştır.

  • Öğleden önceki en münasip ziyaret saati, öğle yemeğinden bir-birbuçuk saat öncedir. Öğleden sonra ise 15:00-17:00 saatleri arasındadır. Yemek zamanına yakın saatlerde gidilerek, ziyaret edilen şahıs sizi yemeğe davet etme zorunda bırakılmamalıdır.

  • Resmi ziyaretler normal olarak 15-20 dakika, en fazla 30 dakika ile sınır­lıdır. Bu zamanın sonunda ziyaretçilerin kendiliklerinden müsaade alarak ayrılma­ları beklenir. Bununla beraber, ziyaret eden ile edilen arasındaki ilişkiye bağlı olarak bu zaman uzayabilir, ancak her şartta bu insiyatif büyükten gelme­lidir.

  • Ziyaretlerde randevu saatlerine mutlaka uyulmalıdır, aksi nezaketsizlik olarak kabul edilir.

  • Mevki ve makam itibarıyla yüksek dereceli olan şahıslardan ziyaret ve randevu talepleri, özel kalem müdürleri veya sekreterleri aracılı­ğıyla talep edilmelidir.

  • Ziyaret süresi tamamlandığında ev sahibi veya ziyaret edilen şahıs, biraz daha kalmanızı teklif etse bile, bunu nezaket gereği telakki ederek ayrılmak için izin istemek gerekir.

  • İstenmediğinizi sezdiğiniz bir yere ziyaret yapmamak gerekir.

  • Habersiz ziyaretlerde kapı ikiden fazla çalınmaz. Eğer ziyarete gidildiğinde ziyaret edilecek şahıs evde bulunmazsa kart bırakılır ve ziyaret yapılmış kabul edilir.

  • HASTA / HASTANE ZİYARETİ

  • Aileden, dostlardan ve yakın ahbaplarımızdan biri hastalandığı veya hastaneye kaldırıldığı zaman hemen ilgilenmeli ve uygun zamanda ziyaretine gidilmelidir.

  • Hastane ziyareti ne çok erken, ne de hastanın çıkmasına yakın bir zamanda yapılmamalıdır.

  • Yoğun bakımda olan hastalar, ancak çok yakınları tarafından ziyaret edilir ve bu süre zarfında kendilerine çiçek gönderilmez.

  • Hasta ile fazla konuşulmamalı, ençok 10 - 15 dakika sonra ayrılmalıdır.

  • Kalabalık gruplar halinde gidilmemeli, çocuk götürülmemeli, gürültü yapılmamalıdır.

  • Hastaya dışarıdan yiyecek getirilmeme getirilecekse de meyve suyu, kolonya ve selpak mendil gibi şeyler getirilmelidir.

  • Hastalar genelde öğleden sonraları ziyaret edilmelidir.

  • Hastaya sağlıklı durumda bir insanmış gibi davranmalı, ona hastalığı unutturulmaya çalışılmalıdır.

  • Hastaya moral bozucu sözler söylemekten ve kötü misaller vermekten çekinilmelidir. Keza telefonla konuşurken bile çok kısa konuşmalı, moral verici şekilde davranılmaladır.

  • Hastalar ziyaret esnasında hastalıklarına dair birçok şey anlatırlar. Bunları sabırla dinlemeli, gösterdikleri korku ve endişeleri gidermeye çalışılmalıdır.

  • Hastane koridorlarında alçak sesle konuşmalı ve mümkün olduğu kadar gürültü etmeden yürümeye çalaşılmalıdır. Özellikle bayanlar yüksek ökçelerinin fazla gürültü çıkarmamasına dikkat etmelidirler.

  • Yatağa oturarak hastayı sarsacak hareketlerden kaçınılmalıdır.

  • Her hastanenin muayyen ziyaret günleri vardır. Bu günleri evvelden öğrenmeli ve ziyaretlerinizi belirtilen gün ve saatlerde yapmalısınız. Ziyaretten önce bir hastanın evine veya hastaneye telefon ederek ziyaretinizin kabul edilip edilmeyeceğini öğrenmelisiniz.

  • Odada mütemadiyen dolaşmayınız.

  • Hastanın rahatsızlığı, geçirdiği ameliyat veya duyduğu ızdırapla ilgili sual­ler sormak suretiyle hastanın yorulmasına vasıta olmayınız.

  • Hastanın odasında birçok ziyaretçi bulunduğu takdirde bunlardan bazıla­rının çıkmasını bekleyiniz; aşırı kalabalığın hastayı sıkacağını unutmayınız.

  • Hastadan müsaade almadan odada sigara içmeyiniz.

  • Hasta anneniz, eşiniz veya çok sevdiğiniz bir yakınınız olmadığı takdirde ameliyattan hemen sonra kendisini ziyaret etmek teşebbüsünde bulunmayınız.

  • Doğum yapan bir kadın eşiniz olmadığı takdirde kendisini derhal ziyeret etmeyiniz.

  • Yeni doğan bir bebeği görmek istediğiniz takdirde hemşirenin gösterdiği cam kapıdan bakmakla yetinmelisiniz.

  • Hastaya ufak yardımlarda bulunmak isteyen bir kimse çiceklerin suyunu tazelemeli, yatağı hastanın isteğine göre yükseltmeli veya alçaltmalı, mektup­larını yazmalı veya postaya vermek üzere almalı, odayı kalabalıklaştıran lüzumsuz eşyayı kaldırmalıdır.

  • Armağan vermeyi düşünen bir kimse daima çiçekleri tercih etmelidir. Fakat odanın fazla miktarda çiçekle doldurulmamasına özellikle dikkat edilmelidir; zira çok çiçekli bir oda bazı şahıslara cenaze merasimini hatırlatabilir. Hastanede uzun müddet kalacak olanlar için saksı içerisinde hediye edilen bir çiçek de çok makbule geçebilir. Hasta bir bayana pek hafif bir parfüm veya kolonya götürü­lebilir.

  • Erkek hastalar umumiyetle kitap, mecmua veya günlük gazeteleri diğer hediyelere tercih ederler.

  • Gelen ziyaretçilere ve çiçek gönderenlere, bilahara yazılı olarak teşekkür edilmelidir. Ziyaretinize gelen büyüklere ise bilahara bizzat giderek teşekkür edile­bilir.

  • DİĞER HUSUSLAR

  • Sizi ziyaret için teklifte bulunan bir şahsı mazeretiniz nedeniyle kabul edemeyecekseniz, anılan şahsı tekrar davet etmek size düşen bir görevdir. Maze­retiniz biter bitmez hemen telefonla arayıp, kendilerini büronuzda veya evinizde görmekten mutlu olacağınızı bildirmek son derece yerinde bir davranış olur.

  • Gerek şahsen, gerekse aile olarak, büyüklerin küçüklere yapmak istediği ziyaretler çok meşru mazeretler hariç kabul edilmelidir.

  • Gerek bürolarda, gerekse evlere yapılan ziyaretlerde küçükler, büyükleri ya dış kapıda veya büronun kapısında karşılamalı, ziyaret bitiminde de uygun şekilde uğurlamalıdırlar.

  • Bir amire veya yüksek makamdaki bir şahıs bürosunda ziyaret yapıldığında konuşmaların yavaşlaması, makamca büyük olan yeni bir konu açmaması veya ayağa kalk­ması, ziyaretin bittiği şeklinde yorumlanmalı ve ayrılmak için müsaade isten­melidir. Makamca büyük olan odasında sizin biraz daha kalmanızı isterse, bunu sözle ifade edecek ve bu isteğe uygun ortamı kendisi yaratacaktır.