TANIŞMA VE TANIŞTIRILMA
BAŞLIKLAR
-
Önemi
Tanışma ve tanıştırılma, günlük ve sosyal yaşamda çok önemli yer tutar. Günümüzde nereye gidilirse gidilsin, ya iki kişiyi yek diğerine tanıştıracak veya siz bir başka vasıtayla diğer birine tanıştırılacaksınız.
İki veya daha fazla kişiyi birbirlerine tanıştırmaktan maksat, bunlar arasında, birbirlerini tanımadan hiçbir sosyal ilişkinin kurulamayacağının bilinmesidir. Ancak tanıştıktan ve tanıştırıldıktan sonradır ki, insanlar arasında dostluk, arkadaşlık ve sosyal ilişkiler başlar.
Dostluklar tanışma ile başlayacağından tanışılan kimse üzerinde bırakılacak ilk intibanın tesirli olabilmesi için takdim esnasında güler yüzlü ve sempatik olmak gerekir.
-
Tanışma ve Tanıştırmanın Ana Kuralları
Yeni gelenler mevcut olanlara ,
Devlet Başkanları, Cumhurbaşkanları ve Krallar dışındaki erkekler daima bayanlara,
Astlar üstlerine,
Gençler yaşlılara,
Genç kız, yaşlı erkeğe ve kadına tanıştırılır.
Tanıştırma işlemi ilk karşılaşıldığı veya salona girildiği zaman hemen yapılmalıdır.
-
Tanıştırmayı Yapan Şahsın Uyması Gereken Kurallar
İsimler anlaşılabilir derecede açık ve seçik söylenmelidir.
“Leyla hanım, sizi Ahmet beyle tanıştırayım” gibi.
Tanıştırılan kimsenin özel bir ünvanı varsa bu husus daha sonra konuşma başlangıcı için fırsat yaratacağından takdim esnasında belirtilmelidir. Doktor - Pilot - Profösör - Hakim gibi
“Profösör Bekir ŞAHİN, arkadaşım Hüsnü Can’ü size takdim edeyim.” gibi.
Takdime resmi bir hava verilmek istendiğinde “size ...................... ..............’yi takdim edebilirmiyim” diye bir giriş yaptıktan sonra başlamak yerinde olur.
“Efendim izin verirseniz size Doktor Ahmet beyi tanıtabilirmiyim” gibi.
Eşler “Bayan ................... / Bay .....................” şeklinde değil
“eşim ................. ” şeklinde takdim edilmelidir.Bir bayan katiyen kocasının unvanı kullanılarak takdim edilmemelidir. “Profesör Mehmet’in eşi bayan Ayşe“ gibi.
-
Tanıştırılan Şahsın Uyması Gereken Kurallar
Açık yerlerdeki tanıştırmalarda,
Erkekler tokalaşma için sağ eldiveni çıkartmalıdır.Sivil ve şapkalı ise şapka çıkartılıp (hava yağışlı değilse) sol elde tutulur.Resmi şahıslar şapka çıkartmamalıdır.
Bir erkeğe veya kadına takdim edilen bir erkek ayağa kalkarak diğer erkeklerle el sıkışmalı; bayana da hafif bir baş selamı vermeli; fakat bayan elini uzatmadan el sıkışmaya teşebbüs etmemelidir.
Lokantada yemek yiyen bir kimse, kendisine bir şahsın takdim edilmesi üzerine ayağa kalkarak el sıkışmalı; masanın fazla kalabalık olması halinde, yarı kalkar bir vaziyet alarak hafif reverans yapmakla yetinmelidir. Fakat yemek yerken masanın yanından geçen bir dostunu yanındaki arkadaşlarına takdim etmek isteyen bir kimse, her türlü şartlar altında ayağa kalkmak zorunda olduğunu unutmamalıdır.
Yaşıtı olduğu bir bayana takdim edilen bir kadın ayağa kalkmaz, fakat yaşlı bir bayana takdim edildiği takdirde ayağa kalkarak karşısındaki oturuncaya kadar beklemesi gerekir.
Bayanlar tanıştırıldıkları zaman genç veya sosyal durumu aşağı olan daima ötekinin el uzatmasını beklemeli, daha evvel el sıkışmaya teşebbüs etmemelidir.
Kadınlar, bir erkeğe tanıştırıldığında oturuyorsa yerlerinden kalkmazlar; fakat devlet veya ordu büyüklerinden biri veya ünlü bir kişi takdim edilince ayağa kalkmalıdırlar.
Yaşı ve makamı ne olursa olsun erkekler ilk defa kadının el uzatmasını beklemek zorundadırlar. Fakat takdim edilen erkeğin bir devlet büyüğü veya kral olması halinde bu genel kaide tatbik edilmez.
Genç kızlar yaşlı bir bay veya bayana takdim edildikleri zaman derhal ayağa kalkmak mecburiyetindedirler.
-
Tanışama ve Tanıştırmada Hitap Şekilleri
Tanışmada uyulması gerekli hususların başında, isimlerin çok açık ve doğru söylenmesi gelir. İsimler üzerine basa basa ve akılda kalacak bir şekilde söylemekle,birçok yanlışlıkların önüne geçilmiş olur.
İki kişi birbiriyle tanıştırılınca her ikisi de birbirlerine “Nasılsınız, iyi misiniz, memnun oldum, şeref duydum” gibi kibarca cümleler kullanmak gerekir.
Tanıştırırken kullanılacak en ince sözlerden biri de şudur: “Mehmet bey, Şakir beyi tanıyor musunuz?”
Kendinizi tanıtırken isim ve soyadınızı söyleyiniz. Kendinizi çok büyük veya yüksek rütbeli bir şahısa takdim ederken, muhatabınızın ve eşinin duyacağı şekilde isim,soyadı, ünvan ve görev de söylenmelidir.
Size tanıtılan bir kişinin adını yanlış anladığınız kuşkusunda iseniz, yanlış bir ad söylemektense nazik bir tavırla,adını yanlış işitmiş olabileceğinizi söyleyerek yeniden öğrenebilirsiniz.
Tanıştırma esnasında söylenenleri iyi dinlemek, isimlerin tekrarını önler. Tanıştığınız şahsa ismiyle hitap etmekle de ilk olumlu puanı almış olursunuz.
Sizi diğerlerine tanıtan şahıs, eğer isminizi unutursa hatırlaması için beklemeyiniz ve hemen isminizi söyleyerek onu zor durumdan kurtarınız. Eskiden tanıştığınız birisiyle karşılaştığınızda, o sizin adınızı unutmuşa benziyorsa “beni hatırladın mı?” veya “haydi bakalım ismimi hatırlayabilecek misin?” demeyin ve hemen isminizi söyleyin.
Daha önceden tanıdığınız birisiyle karşılaştığınızda eğer adını hatırlayamazsanız “tanıyamadım, hatırlayamadım”demeyiniz: “en son nerede görüşmüştük?” demek daha kibar bir davranıştır.
Tanıştırmadan sonra konuşmaya ilk başlayan, daima bayan olmalıdır. Topluluk erkeklerden oluşuyorsa rütbe, makam, yaş ve sosyal durumu en büyük olan şahıs ilk konuşmayı açar.
Ailenizden veya akrabalarınızdan birini tanıştırırken soyadları söylenmemeli “kızkardeşim Feza,ağabeyim Hasan, eşimin babası, kayınpederim veya eşimin kardeşi” şeklinde takdim edilmelidir.
Tanıştırdığınız bir kimseyi daha iyi tanıtabilmek için, belirli bir özelliği varsa o da söylenir. “İstiklal Savaşı Kahramanlarından ........... oğlu, ya da kızı, eski Genelkurmay Başkanı ................ oğlu” gibi.
Bir bayan eşini başkalarına tanıtırken “bey” diye değil “kocam” veya “eşim” diye takdim etmelidir.
Eşinizi birine tanıtırken “karımla tanışın” diye söze başlamak uygun değildir.
Eşinizle bir bayanı tanıştırırken, önce kendi eşinizin ismini söyleyiniz.
Birbirlerini tanıdıklarından emin olmadığınız iki dostunuzu hiç tereddüt etmeden birbirine tanıtınız, sakın “Ercüment beyi tanıyor muydunuz?” demeyiniz.
-
El Sıkma ve El Öpme
El sıkma işinde ilk hareket daima büyükten ve üst rütbeliden gelmelidir. Uzatılan eli kabul etmemek veya sıkmamak çok ayıptır. Elinizi uzatmadan önce hanımın el uzatmasını beklemek zorundasınız. Birisi tanıtıldığı zaman veya birisinin toplantıdan ayrılması halinde oturuyorsanız ayağa kalkmalısınız. İyi bir el sıkışma dirsek seviyesinde olmalı, el çok sıkılmamalı ve uzun müddet el içerisinde alıkonmamalıdır. Ayrıca, aşağı yukarı ısrarla sallanmamalı ve aşağıya sert bir şekilde bırakılmamalıdır. El sıkarken daima eli sıkılanın yüzüne bakılmalıdır. Erkekler sağ eldivenlerini çıkarmadan el sıkışmamalıdır.
Genel bir kural olarak erkekler hiçbir zaman bayandan önce el uzatmamalı, bayanın elini uzatması beklenmelidir. Ancak bu, sosyal durum, rütbe, mevki, yaş durumu gibi faktörlere göre değişebilir. Örneğin, yüksek makamdaki bir bayın, küçük makamdaki bir bayın eşinin elini sıkmak için önce uzatması, bir sevgi ve yakınlık tezahürüdür.
Tanıştırılınca hemen bayanın elini sıkmaya davranmak doğru ve nazik bir hareket değildir. Baş eğerek onu selamlamak yeter.
Bayanların eli çok yumuşak bir şekilde sıkılmalıdır.
Astlar üstlerle el sıkışırken, ellerini serbest bırakır, üst istediği kadar sıkar. Astların üstlerin ellerini aşırı derecede sıkmaları hoş karşılanmaz nezaket kurallarına aykırıdır. Hele bayanların ellerinin sertçe sıkılması hiçbir şekilde affedilmez.
El öpmede, geleneklerimize göre hanım-erkek aile büyüklerinin ve çok yaşlı yakınların elleri öpülür ve alına götürülür.
Bir bayanın elini öperken eli hafifçe tutmalı nazikçe eğilerek öpmelidir. Sokakta umumi yerlerde vapur, tren, uçak, otobüs gibi vasıtalarda el öpülmez. Kalabalık partilerde sadece ev sahibinin elini öpmek kafi adettir. Bayanlardan yaşlı olan elini genç olana önce uzatır. Yaşlı bayan oturuncaya kadar genç olanı oturmaz.
Eldivenli bir bayanın eli öpülmez.
Elin alına götürülerek öpülmesi gereken bazı yaşlı kadınlar, el öptürmekten hoşlanmayabilirler. Bunu, erkek,onun hal ve davranışlarından anlamalıdır. Bu durumda erkek ısrar etmeyip el sıkmakla yetinmelidir. Elini öptürmek veya sıktırmak yaşlı kadının tercihidir.
Türk örf ve adetlerine göre başlarını bağlayan bazı hanımlar, genç olmalarına rağmen çökmüş olabilir ve yaşlı görünebilir. Bu da sizi doğal olarak onun elini öpmeye sevk eder. Aslında anılan bayan sizden de genç olabilir. Her iki tarafında mahçup olmaması için çok dikkatli davranmak gerekir. (Ayrıca dinine ehemmiyet veren bayanların bu gibi durumlardan kaçınacakları da göz önünde bulundurulmalıdır.)