13 Aralık 2009 Pazar

EDEBİYAT'TA ISTANBUL

Edebiyatı pay-i tahtı İstanbul

1. Edebiyat Festivali`nin programına Sevinç Çokum, Sadık Yalsızuçanlar, Durali Yılmaz gibi günümüz edebiyatına yön veren pek çok farklı isim konuşmacı olarak katıldı. Hepsinin ortak noktası ise aynıydı: İstanbul, eşi benzeri olmayan şehir... Kimi, her şeyim dedi onun içi...

1. Edebiyat Festivali`nin programına Sevinç Çokum, Sadık Yalsızuçanlar, Durali Yılmaz gibi günümüz edebiyatına yön veren pek çok farklı isim konuşmacı olarak katıldı. Hepsinin ortak noktası ise aynıydı: İstanbul, eşi benzeri olmayan şehir... Kimi, her şeyim dedi onun için, kimi de Üstad`ın dillere destan mısralarından yardım alarak `Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar, Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar...` cümleleriyle hislerini ifade etti. Dinleyiciler arasında yakaladığımız Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi`nden Doç. Dr. Handan İnci`ye de sorduk İstanbul`u. Ayaküstü kısa sohbetimizde İstanbul ve edebiyata dâir önemli notlar vardı:
BİRİNCİ VE BİRİCİK İSTANBUL
Uğruna ciltlerce şiir yazılan İstanbul`un edebiyatımızda her zaman tutkuyla sevildiğini belirten Handan İnci, gerçekçilikten vazgeçmeyerek, her tutkunun içinde öfkeyi ve nefreti de taşıması gibi kimi zaman da bazı şairlerce bu şehrin tel`in edildiğini hatırlatıyor; ama tüm bunların İstanbul`un edebiyatımızın tam merkezine kurulmasına, birinci ve biricik oluşuna engel olmadığını da vurguluyor. İnci, İstanbul`a olan bu ilgiyi ise şu cümlelerle açıklıyor: `Şehir, sadece doğal güzelliğiyle, tarihsel zenginliğiyle değil, aynı zamanda hem imparatorluğun hem de -ne kadar uzak durmaya çalışsa da başlarda- Cumhuriyet`in sahnesidir. Toplumu saran ve yönlendiren bütün sosyal, kültürel değişimler önce İstanbul`da kendini gösterir. Romanı, öyküsü ve şiiriyle edebiyatımız, İstanbul`la konuşan, onunla hesaplaşan, eleştiren, öven, özleyen, yakınan velhasıl İstanbul`u dert edinen bir edebiyat olmuştur.` 1940`lara kadar şair ve yazarlarının `İstanbul Cumhuriyeti`ne mensup olmasının da bu ilgiyi etkilediğini belirten İnci, özellikle Türk romanı ve hikâyesi için İstanbul`un başlı başına bir `tema`, hattâ `mesele` olduğunu vurguluyor.
ROMAN ŞEHRİ İSTANBUL
İnci, romanımıza yansıyan İstanbul`la ilgili de geçmişten bugüne kısa ama önemli bir değerlendirmede bulunuyor: `1950`lere kadar İstanbul, Haliç`in iki yakası arasında, Fatih-Pera üzerinde kurgulanmış bir çatışmanın mekânı olarak yer alır romanımızda. Peyami Safa, Yakup Kadri, Halide Edib, Reşat Nuri İstanbul`a bu gerilimin içinden bakarlar. Şehrin bu süreçle birlikte yitip giden güzelliklerinin yarattığı derin hüzün ise Refik Halid Karay`ın, Abdülhak Şinasi Hisar`ın ve Tanpınar`ın kaleminden okunur. 60 sonrasında İstanbul, edebiyat sahnesine yeni sakinleriyle çıkar. Anadolu`dan göç edenlerin yarattığı varoşlarla birlikte yeni bir çatışmanın merkezidir artık İstanbul. Onun bu yüzünün en güçlü anlatımını Latife Tekin`de görürüz. Aynı dönemde İstanbul, Tanpınar`dan sonraki ikinci dikkat çekici romancısına, Orhan Pamuk`a da konu olacaktır. Pamuk`un İstanbul adlı kitabı, Beş Şehir`den sonra onun için kaleme alınmış en önemli metindir. Tabii İstanbul`un bir de yüzlerce yıldır biriktirdiği fantastik, masalsı atmosferi var. Şehre asıl çekiciliğini kazandıran bu yönünü ise günümüzde İhsan Oktay Anar`ın romanlarında tadıyoruz.`
KARANLIĞA DİRENEN YILDIZ
İstanbul için benim ruhum diyen Sevinç Çokum da romancı olarak eserlerinde kullandığı İstanbul`u ve şehrin güzelliklerini şöyle anlatıyor: `Karanlığa Direnen Yıldız` isimli romanımda Beşiktaş`ın iç sokaklarını, o güzel mimarisiyle konakları anlattım. `Tren Buradan Geçmiyor` isimli romanımda da Beyoğlu ve insanımızın çeşitliliğine yer verdim. O dönemde bu şehirde Rumlarla, Ermenilerle yan yana yaşardık, bizim için onlar, iç içe yaşadığımız sevgili komşularımızdı.` Sadık Yalsızuçanlar da Sırpların bilinçaltlarında İstanbul`un kültür başkenti olarak kaldığına vurgu yaparak, bilgelerin soluk alıp verdiği bu toprağı Doğu`nun en batısı, Batı`nın ise en doğusu olarak değerlendiriyor.
13.12.2009
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Diyalog Gazetecilik San. ve Tic. Ltd. Şti.`ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.
ŞÜKRAN ÇİFTÇİ